Bezelyenin Faydaları
Bezelyenin Faydaları

Bezelyenin Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Bezelyenin Faydaları Nedir? Neden Sağlıklı ve Besleyicidir?

Birçok kişi tarafından sevilen ve tüketilen bezelyenin faydaları saymakla bitmez. Yemeklere çok yakışan bu besin, özellikle Türk insanının güveçlere çok yakıştırdığı bilinir. Orta düzeyde antioksidan ve lif içeriğinin yanında besleyicilik özelliği sağ taraftaki tabloda detaylı incelenmiştir. Birçok sebzede olduğu gibi antioksidanın etkisi kanser, kalp ve hipertansiyon gibi birçok kronik olabilecek rahatsızlığı korumaya yardımcı olur. Fakat içerdiği antinutrientler vücuda zarar verebilir. Bu içerik vücutta şişkinliğe neden olabilir. Bu yazımız yeşil bezelyenin içeriği, ne kadar yenmesi gerektiği ve yemeklerinizde kullanılması gereklimi gibi birçok konuda size yardımcı olacak.

Bezelye Nedir? Bezelyenin Faydaları Zararları Nelerdir?

Yeşil bezelye latince adıyla pisum sativum bitkisinin meyvesidir. Aslıdan dış kabuğunun içindeki tohumlardır desek daha doğru olur. Uzun yıllardır bu bitki tüm dünyada ve ülkemizde sıkça tüketilmektedir. 19. yy da bezelye saray mutfağına kadar girmiştir. Bezelye tam olarak bir sebze değildir. İçindeki tohumlarla baklagil ailesine aittir. Mercimek, nohut araka gibi baklagil ailesinin bir üyesidir. Yeşil bezelye ülkemiz pazarlarında kabuğu ile birlikte satılır. Ayrıca marketlerde konserve haliyle de bulabilirsiniz. Yeşil bezelyenin patates, mısır gibi nişasta oranı yüksek olduğundan nişastalı sebze olarak kabül görür. Bezelyenin birçok türü vardır. Araka ve börülceye de bazı ülkeler bezelye demektedir. Onun için bezelye değil de diğerlerinden ayırmak için yeşil bezelye demişlerdir. Ülkemizde Börülce, Bamya ve Yeşil bezelye aynı oranda tüketilirken, yurtdışında haşlanmış olarak yeşil bezelye en çok tüketilen sebzeler arasındadır.

Bezeleyenin saça faydaları olduğu da söylenmektedir peki bu doğru mu ve Peki, bezelyenin faydaları nelerdir? Bunların Hepsini Yazımızda bulacaksınız..

Bezelyenin Faydaları I – Birçok Besin Maddesi ve Antioksidan Bakımından Zengin

Yeşil bezelye etkileyici bir beslenme profiline sahiptir. Kalori içeriği, 1/2 fincan (170 gram) porsiyon başına yalnızca 62 kalori ile oldukça düşüktür. Bu kalorilerin yaklaşık %70’i karbonhidratlardan gelir ve geri kalanı protein ve az miktarda yağ tarafından sağlanır. Ayrıca bezelye, önemli miktarda lifin ihtiyacını karşılar. Bunun yanında da aşağıdaki tabloda göreceğiniz gibi vitamin ve minerali de bolca içerir.

BESİN DEĞERİ

PORSİYON MİKTARI 160 gr

Kalori 134

% Günlük Değer
Toplam Yağ 1.1g2%
Doymuş Yağ 0.11%
Kolesterol 0mg
Sodyum 15mg1%
Potasyum 1355mg39%
Toplam Karbonhidrat 25.1g9%
Diyet Lifi 8.8g36%
Şekerler 9.5
Protein 8.6g18%
A Vitamini 50%C Vitamini 37%
D Vitamini 0%K Vitamini 50%
Tiyamin 25%B2 Vitamini 14%
Niyasin 16%B6 Vitamini 15%
B12 Vitamini 0%Çinko 33%
Bakır 15%

* Günlük Yüzde Değerler 2.000 kalorilik bir diyete dayanmaktadır. Günlük değeriniz, kalori ihtiyaçlarınıza bağlı olarak daha yüksek veya daha düşük olabilir.

Yeşil Bezelye diğer sebze ve kök yiyeceklerden farklı olarak yüksek düzeyde protein ihtiva eder. Örnek olarak yarım bardak havuç 1 gram protein içerirken, yarım bardak bezelye 8 gram protein içerir. Ayrıca antioksidan oranı yüksektir ve buda birçok sağlık sorununu çözmeye yardım eder.

Bezelyenin Faydaları II – Mükemmel Bir Protein Kaynağıdırlar

Yeşil bezelyenin faydaları arasında en önemlileri doyurucu olmasının nedeni lif oranının yüksek olması ve bitki olarak protein bakımından ön yüksek bitki olmasıdır. Protein alımı sindirim sisteminin yavaşlamasına neden olur ve bu iştah azaltıcı bazı hormonları aktive eder. Tok tutmak için de bezelyede bulunan lifler ile beraber görev alırlar. Yeşil bezelye, bitki bazlı en iyi protein kaynaklarından biridir ve bu, yüksek miktarda lif ile birlikte bu kadar doyurucu olmalarının ana nedenidir. Düzenli olarak günlük protein ve lif miktarını ayarlayabilirseniz iştahınızı kontrol altında tutar ve yediğiniz kalori miktarını azaltarak zayıflamanıza yardımcı olabilirsiniz. Hayvansal gıdaları yemeyen kişiler protein oranı her ne kadar hayvansal gıdalar kadar olamasa da, bu tarz baklagiller ve özellikle yeşil bezelye onlar için biçilmiş kaftandır.

Mükemmel protein oranı sayesinde protein ihtiyacını karşılayabilirler. Fakat bir amino asit metiyonin içermezler. Yani tam bir protein kaynağı değillerdir. Günlük protein ihtiyacını tam anlamıyla karşılamak istiyorsanız bezelye ile birlikte farklı tarzlarda protein almak çok önemlidir. Yeterli miktar protein almanıza kemik ve kaslarda zayıflamalar ortaya çıkar. Protein aynı zamanda da üst kısımlarda belirtildiği gibi zayıflama ve bunu sürdürmede önemli rol alır.

Bezelyenin Faydaları III – Sağlıklı Kan Şekeri Kontrolünü Destekler

Yeşil bezelye kandaki insülin düzeyini kontrol eder. Glisemik indeksi düşüktür. Glisemik İndeks (GI) yemekten sonra şekerinizin ne kadar hızlı yükseldiğidir. Bezelyede GI düşük olduğundan kan şeker düzeyini düzenler. Protein lif bakımından yüksek olması ile de kan şekerini düzenlemeye yardımcıdır. Lif oranının yüksek olması karbonhidratların emilmesini yavaşlatmasıdır. Bu ise kan şekerini düzenli şekilde yükseltir.

Tip 2 diyabetliler üzerinde yapılan araştırmada yükseksek proteinli besinler yemenin kan şekerini düzenlediği görülmüştür. Yeşil bezelye kronik birçok rahatsızlığın, özellikle kalp ve diyabet problemlerinin çözümünde büyük rol oynar.

Bezelyenin Faydaları IV- Bezelyedeki Lif Sindirime Yarar Sağlayabilir

Yüksek Miktarda lif içeriği ile bezelye, hazmı kolaylaştırır ve bağırsaklardaki iyi bakterileri besler. Bu ise zararlı ve sağlıksız olan bakterilerde aşırı derecedeki çoğalmanın önüne geçer. Bağırsakta oluşabilecek İrritable bağısak sendromu, bağısak kanserleri, bu alanda bulunan ülserler gibi yaygın gartointestinal hastalıkların gelişme riskini en aza indirmenizi sağlar. Yeşil bezelyede bulunan lif suda çözünmez ve bağırsakta ağırlık arttırır. Dışkının hacmini ve ağırlığını arttırdığı için sindirim sisteminin çalışmasına ve daha hızlı atılmasına yardımcı olur.

Bezelyenin Faydaları V- Kronik Hastalıkları Önlemeye Yardımcı Olabilir

Kalp hastalığı

Bezelye birçok soldaki tabloda gördüğünüz birçok mineral ve vitamin içerir. Bu yüksek vitamin mineral oranı kalp hastalarında olan hipertansiyonu önlemeye yardımcı olur. Kalp sağlığı açısından ise önemli bir yere sahiptir.

Baklagillerin ve bezelyenin lif içeriğinin yüksek olması kolesterolü ve LDL denilen kötü kolesterolü düşürür. Kalp hastalığı olanlarda genellikle LDL yüksek olur.

Karotenoid, flavonoll ve C vitamini içeriğiyle hücrelerin yenilenmesini ve hücre gelen zararın engellenmesini sağlar.

Kanser

Antioksidan olarak yüksek düzeyli olan bezelye vücuttaki iltehabi düzeyi azaltır. Bu nedenle de kanser riskini de azaltmaya yardımcıdır. Saponin denilen içerikleri ise kanseri önlemede kullanılmaktadır. Tümör büyümesinin de önlediği düşünülen saponin bazı kanser türlerini de önlemeye yardımcı olur. Prostat kanseri ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışma aynı zamanda K vitamini ve saponin içeriğindeki bazı bitkilerle de yapılmaktadır.

Şeker hastalığı

Kan şekeri kontrolünü sağlamak için içeriğinde birçok vitamin mineral ve bazı maddeler bulunmaktadır. Lifleri ve proteinleri kan şekeri seviyelerinizin çok hızlı yükselmesini engeller, bu da diyabetin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Ayrıca, yeşil bezelyenin düşük glisemik indeksi (GI) sıralaması, onları kan şekerinizi artırma olasılığı düşük olduğundan diyabetik dostu bir gıda haline getirir. Ayrıca K, A ve C vitaminlerine ek olarak yeterli miktarda magnezyum ve B vitamini sağlarlar. Tüm bu besinlerin diyabet riskini azaltmaya yardımcı olduğu bulunmuştur.

Antinutrient İçerirler

Bu ise yeşil bezelyede bulunan en büyük dezavantajdır. Birçok insan bezelyeyi kendi diyetine koyamaz. Nedeniz ise antinutrientler içermesidir. Baklagillerde ve tahıllarda bu madde bulunur ve bu madde sindirimi engelleyici ve şişirici maddelerdir. Birçok sağlıklı insan için endişe kaynağıdır. Kötü beslenen ve diyetine eklemek isteyen kişilerde bu maddeden korktuklarından bezelye ve baklagilleri yemek istemez. Fakat sağlığa etkileri oldukça güzeldir.

Yeşil bezelyede bulunan en önemli iki antinutrient şunlardır:

Fitik asit: Demir, kalsiyum, çinko ve magnezyum gibi minerallerin emilimini engelleyebilir.

Lektinler: Gaz ve şişkinlik gibi semptomlarla ilişkilidir ve besin emilimini engelleyebilir.

Antinutrient seviyesi diğer baklagillerden çok daha düşüktür. Eğer ki yemeklerinize düzenli ve dengeli eklerseniz hiçbir problem yaşamayacaksınız.

Antinutrientlerin olumsuz etkilerini önlemeye yardımcı olmak için kullanabileceğiniz birkaç yöntem şunlardır:

Porsiyon boyutlarını makul tutun: Porsiyon olarak en fazla 150 ila 200 gram arası bezelye yeterli olacaktır.

Hazırlama yöntemleriyle deney yapın: Yeşil bezelyenin haşlanması veya buharda pişirilmesi antinutrent miktarını azaltır.

Tamamen pişmiş olarak yiyin: Baklagillerin ve bu tarz sebzelerin çiğ yenmesi antinutrent miktarının çok alınması demektir. Kesinlikle bunu yapmayın.

Bezelyenin Zararları – Şişkinliğe Neden Olabilirler

Baklagillerin hepsinde olduğu gibi bezelyede midede şişkinliğe neden olabilir. Bunun birkaç nedeni vardır. Bir tanesi FODMAP’ tir (fermente olabilen oligo-, di-, mono-sakaritler ve polioller). Bunlar sindirilmezler ve bağırsak içinde bakteriler tarafından fermantasyona uğrarlar. Bu fermante işleminden sonra gaz üretirler. İkincisi ise lektinlerdir. Lektinler şişkinlik ve sindirim problemi yaparlar. Düzeyi yüksek lektinli yemek bazı ciddi sorunlara yol açabilir.

Eğerki yeşil bezelye yedikten sonra şişkinliğiniz oluyor ise yapacağınız birkaç öneri aşağıda;

FODMAP eğer sizler için problem oluşturuyor ise porsiyonlarınızı 200 den 100 gr a çekebilirsiniz. Kesinlikle çiğ biçimde yemeyin ve haşlamaya ve buharda pişirmeye önem gösterin. Bu yöntemler bezelyedeki lektin içeriğini azaltır ve sindirimi kolaylaştırır.

Diğer yöntem ise bezelyeyi haftada en az 1 kere azda olsa tüketmektir. Vücudun bezelyeye alışmasını sağlayarak şişkinlikten rahat biçimde kurtulabilirsiniz.

NOT : İçerikte yer alan yazılı içerik kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımaz. Sağlık sorununuzun hangisi olursa olsun doktorunuza başvurunuz. Sağlıkta uygulanan yöntemler kişilerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterir.